Share

Video Oyun Tarihinin En Unutulmaz 15 Rock / Metal Soundtrack Parçası

Share on Pinterest
Paylaş.










Submit

 

Video oyunu müziği deyince aklınıza ne geliyor? Kuvvetle muhtemel kafanızda beliren şeyi biz buradan söyleyelim: Orkestral bir sound, epik aranjmanlar, ismini bile bilmediğiniz enstrümanlar ve muhtemelen araya destansılık amacıyla serpiştirilmiş, Latince bir şeyler çığıran ince sesli bir koro. En sevdiğimiz hobimizin müzikleri genel olarak bu yönde ilerliyor bir süredir.

Yanlış anlamayın, bununla bir problemimiz yok. Skyrim gibi, World of Warcraft gibi kendimizi ufacık hissettiren müziklere kapımız her zaman açık. Ama… İnsan bazen şöyle hoparlörü sonuna kadar açmak istiyor. O hoparlör cazırdasın, titremekten içi çatlasın istiyor. Şöyle arkaya tam ses bağıran, insanın kafasının istemsiz olarak bir öne, bir arkaya sallanmasına sebep olan bir şey olsun istiyor. İnsan bazen metal istiyor sevgili okurlar! Size de olmuyor mu?

Bizim şu an bir rock’ımız, metalimiz geldi. The Last of Us gibi öyle soft rock da değil. Baya headbang’imiz geldi sevgili okurlar. Madem öyle, işte böyle diyelim; karşınıza video oyun tarihinin en unutulmaz 15 rock / metal soundtrack parçası ile çıkalım dedik. Buyurun. Alfabetik olarak sıralanmış 15 video oyunu rock parçası huzurunuzda.

Unutmadan ekleyelim, oyunlar için özel olarak yazılmış parçalara bakıyoruz. Yani GTA, FIFA, Guitar Hero gibi oyunlara sonradan eklenmiş lisanslı parçalar bu listede yok!

 

 

1. Asylum Fight

Polonya’nın oyun dünyasına kattığı güzide işlerden biriydi Painkiller. Cennetle cehennemin savaşında tetikçilik görevini üstlenen bir karakteri oynuyordunuz. Çok, çok acayip setleri; bir o kadar da acayip düşmanları; daha da acayip silahları vardı. Ve müzikleri çok güzeldi. Arkadan bangır bangır metal çalarken iblislere tahta kazık döşemenin keyfini Painkiller oynamayanlar anlayamaz.

 

2. Dante’s Office 7 Hells Battle

Metal müzik dediğin; hatta belli bir ölçeğe kadar rock müzik de dediğin hafif aşırı olmayı gerektirir zaten. Yoksa Kiss’leri, sayısız Brutal ve Death gruplarını, Ozzy Osbourne’u nasıl açıklayacaksınız? Açıklayamazsınız. Rockstar havası oldu mu, bir kişi her şeyi sevdirebilir izleyiciye. Eski Dante de öyleydi işte. Bir yandan pizza yerken bir yandan şeytan döver, arada da ucuz ucuz “one-liner” döşerdi. En güzeliydi!

 

3. Doom Theme

Çocuksunuz. Daha metal ne, rock ne haberiniz yok; en kötü biraz İngilizce’niz varsa bunları sert cisimler sanıyorsunuz. Doom diye bir oyunun lafı dönüyor. Herkes çok heyecanlı. Yeni bir çığır açmış bu oyun. Hafiften de korkuyorsunuz ama. Kapağındaki yeşil askerin dövüştüğü şeytanlar hiç de hoş durmuyor. Alıp, oyunu açıyorsunuz. Böyle müzikler karşılıyor sizi. Artık dönüşü olmayan ufka girişinizi yaptınız. Mars’a hoş geldiniz. Burada sadece sert insanlar dövüş yapıyor.

 

4. Duke Nukem Theme

Yani itiraf edin, zaten bunun geleceğini biliyordunuz. Bu şarkı ki temsil ettiği şeylerle birlikte oyun dünyasına 13 sene boyunca Duke Nukem Forever’ı bekletti. Bu şarkı ki yıllar boyunca yurt odalarında, annelerden gizli kulaklıkla evlerde, oyun dergileri ofislerinde, arkadaş ortamlarında ve bilumum dost meclislerinde tekrar tekrar çalındı. Her seferinde de gazı verdi bize. Yemin ediyoruz, şu şarkıyı hasbelkader maç öncesinde çalmayı akıl eden bir teknik direktör çıksa; herhangi bir sporda şampiyonluğa oynar. Dinlesenize yahu, şu şarkı bittikten sonra insanın hareket etmek istememesi mümkün mü?

 

5. Hell March

Bugün olsa Red Alert’in müzikleri eminiz orkestral olurdu. Ya da elektronik. Belki etnik ögeler de sıkıştırılırdı oyunun bir yerine. Ama sene 1996′ydı ve 1996′da oyun müzikleri sert insanlar tarafından yapılıyordu. Ve sizi temin ederim, Red Alert serd bir oyundu. Acıması, şakası yoktu. Kendini fazla ciddiye almayan oyunların soyu tükendi biliyoruz. Ama arada bir tekrar o günlere dönmek isterseniz, Hell March’dan uzağa bakmayın. Gaz garantidir.

 

6. It Has to Be This Way

Biraz haksızlık ettik. Kendini ciddiye almayan oyunların soyu tükendi derken, ismi Revengeance olan bir oyunun listede bir aşağıda yer aldığını da biliyorduk aslında. Kojima’nın Metal Gear Solid 2′den sonra düştüğü “Raiden’ı nasıl sevdiririm?” derdine verdiği belirleyici cevaptı Revengeance. Çok ciddi satış rakamlarına ulaştı mı bilmiyoruz, ama üzerine bir ana seri MGS oyunu kadar konuşulmadı. Bizce haksızlık yapıldı. Yenilikçi oynanışı, kendine has halet-i ruhiyesi ve bu muhteşem soundtrack’iyle şahaneydi.

 

7. Legacy

Pardon ama, zaten konusu motorcular olan bir oyun yapıp müziğini çellolarla çalamazsınız. Böyle bir şey yaparsanız bir yerlerde birileri kazan kaldırır haklı olarak. Neyse ki o sıralarda yaratıcılığının doruklarında olan Tim Schafer ve LucasArts ekibi böyle bir yanılgıya hiç düşmedi. Baştan itibaren nasıl bir oyun yapacaklarını biliyorlardı. Onlar bir asfalt oyunu yapacaklardı. Bunun için de bir asfalt müziğine ihtiyaçları vardı. Sağ olsunlar, The Gone Jackals da onlara bu muhteşem soundtrack’i sağladı.

8. Mega Man 20th Anniversary: Dr. Wily 1

Tamam kabul, biraz hile yapıyoruz. Zira bu aranjman hiçbir zaman ana oyunda kullanılmadı. Ama bir saniye durun, kazan kaldırmadan önce şunu anımsayın: Bu oyun 8-bit bir konsola çıktı. İlk defa piyasaya sürüldüğünde zaten oyunlara gitar koymanın bilinen bir yöntemi yoktu. Üstelik bu aranjman da bir cover değil, Capcom’un bizzat kendi yaptığı bir 20. yıl özel versiyonu. Yani bizce durum şu: Capcom Mega Man 2′yi eğer bugün çıkartsaydı, Dr. Wily’nin müziği gerçekten böyle olacaktı… Olmadı mı? Neyse en azından şarkı güzel!

 

9. Sonic Boom

Şimdi elimizde bahsetmemiz gereken iki şey var. Birincisi Sonic soundtrack’leri. Her zaman “uçarı” bir havayla pazarlanan Sonic’in müzikleri hiçbir zaman o dönemki rakibi (şimdiki spor partneri) Mario gibi renkli, naif ve çocuksu olmadı. Sonic’in yaşı biraz daha büyüktü, artık şirin şarkıları geçmiş, hafiften Rock dinlemeye başlamıştı. İkinci değinmemiz gereken şey ise Super Smash Bros. Brawl’ın soundtrack’i. Nintendo tarihine bir aşk mektubu olan bu soundtrack’i o kadar sevmiştik ki sanıyoruz yeni SSB çıkınca sadece yeni aranjmanlar için bile fırlatacağız cebimizdeki son parayı.

 

10. Spirit of Bladehenge

Eğer serde metalcilik varsa, Brütal Legend’ı kesinlikle oynamışsınızdır. Oynamadıysanız, neleri kaçırdığınızı bizim size anlatmamız mümkün değil. Başroldeki Jack Black’ten Lenny Kilminster’a, Ozzy Osbourne’a kadar metal dünyasının kilit adamlarının sesleriyle şekillenen; neredeyse tüm mizahını ve esprisini metal dünyasından çıkartan; bunun ötesinde de dibine kadar Schafer ve kalite kokan bir oyundu Brütal Legend. Lisanslı Metal parçalarının yanında bir de Peter McConnell’ın yazdığı bu muhteşem soundtrack’e sahipti. Kelimenin tam anlamıyla epikti.

 

11. Still in the Dark

Bismillahirahmanirahim… Ya bakın, ben bu oyunu hiç oynamadım. Samimiyetimle itiraf ediyorum. Zaten dövüş oyunlarıyla çok aram yoktur, bir de tutup işin üstatlarına hitap eden şu seriye hiç ulaşamadım. Ama soundtrack’ini ezbere biliyorum. Gerçekten. Ve işin acayibi nedir biliyor musunuz? Ben öyle çok metal de dinlemem! Böyle bambaşka bir şey Guilty Gear soundtrack’i. Hakikaten ne yapmışlar ya rabbi öyle yahu?

 

12. Terran Theme

Video oyunlari için özel olarak yapılan rock / metal şarkılarını bir kenara not ediyorsak, iş Terran Theme’e geldiğinde bir adım geriye çekilmemiz gerekiyor. Blizzard’ın bu müzik işini iyi bildiği zaten aleni bir gerçek. Ama Terran Theme’de de kendilerini aşmışlar be sevgili okur! O usul usul giren gitar melodileri bir yana, ortalarda yaptığı çıkış bir yana, hafiften epikleşen o orkestral girişler bambaşka bir yana. Eminiz bunu kendi milli marşlarından daha iyi bilen Koreli gençler vardır. Hatta… Bunu milli marşları yapmış olabilirler mi devlet kararıyla falan?

 

13. The Doll That Bled

Bakın, oyunuzun ismi Splatterhouse. Neredeyse bütün sanat çizimleriniz metal müzik gruplarının albümlerinden fırlamış gibi. Oyununuzda kan gövdeyi götürüyor, öldürülen yaratıkların ucubeliği gerçekten de dudak uçuklatıyor. Ve tekrar söylüyorum, ismini Splatterhouse koymuşsunuz oyunun. Biri bana gelip “Splatterhouse diye bir metal grubu varmış” dese zerre yadırgamam. Siz bu oyunun müziklerini piyanoyla falan yapabilir misiniz? Hayır tabii ki.

 

14. Welcome Within

Sona geldi ama… İyi ki de öyle oldu. Prince of Persia: Warrior Within’in efsane müziğini burada ağırlamak ona yaraşanı iade etmek olacaktı zaten. Warrior Within’in pek çok kişinin gönlünde ayrı bir yere sahip olmasının sebebi bu müziklerdi. Hafiften oryental bir tonla buluşturulmuş, Prens’in yeni karanlık havasına yakışan bir sound yakalamıştı Ubisoft ikinci oyunla. Çok, çok güzel oturtmuşlardı oyunun içine. Sadece Welcome Within değil, neredeyse tüm oyunun OST’si bambaşkaydı. Dahaka’dan kaçış sırasında çalan müzik baştadır mesela.

 

Bonus 15. I AM MURLOC

I AM MORE THAN A FISH
I AM MORE THAN A MAN
DEATH WILL RISE, FROM THE TIDE
I AM MURLOC!